yeni donmustum daha uzun suren seyahatlerden, basarmistim sanki bu sefer hayatima kesin donus yapmayi. toz toprak icerisinde, kaygi ile karisik endisenin, stres ile yogurulmus tuketilmisligin verdigi bikkinlik ile donmustum.
saclarim her zamankinden beyazdi, sakallarim uzamis, kirlar karismisti aralarina.. vucudumda yara izleri, bir kac hatira. uzun suren 7 aylik bir seyahatti bu seferki, bu seyahatti seninle beni tanistiran bir sekilde, seni varetmisti, beni dondurmustu geri, kimileri "vesile oldu" derler ama hangisinin hangisine vesile oldugunu bile belirtmeden 10 saatlik bir seyahatin ardindan kavusmustum ulkeme. sehrime girisimi hatirliyorum, guzel bir tini vardi kulaklarimda, gecen 7 ay film seridi gibi akmisti, yaptiklarim, yasadiklarim, yapmak zorunda kaldiklarim ve yuzlestiklerim ile.. gecen 7 ay icerisinde ne cok 7 ay yasamistim meger, icindeyken farketmeden neler yapmak zorunda kalmistim.. insan bir seyleri anlatmak isteyip anlatamadiginda yutkunur.. o yutkunusla tum yukunu de yutar sanki.. bogazindan gecmez, fazla gelir.. yutar ama, yutar ve susar.. yutkundum. belki dedim anlatirim. anlatamayacagimi bile bile.. avundum..
yine yeni bir kimlige ihtiyacim vardi bu sehir icin, yeni bir yasama ve yeni yasanmisliklara.. ne kendi yasantim ne de yasanmisliklarim ile varolma sansim vardi. bir "o" varettim her zamanki gibi, bir de sen vardin zaten. ona seni anlattim hakkinda fikir sahibi olmasi icin, beni zaten tanimiyordu, hic bir zaman da tanimayacakti, ben ise ona dair herseyi biliyordum, bir de sana dair merakim. o, sen, ben.. benim islerim, onun sana duskunlugu, ve sen.
zaman akti gitti, ben islerim ile, o sana olan duskunlugu ve senin ile, sen ise kendi duskunluklerin ve onunla doldurmustun artik hayatini, "o" uyandiginda yaninda seni goruyordu, mutluydu hayatinda. kendince aradigini bulmus, ideal hayata kavusmustu, ben islerime daha az vakit ayirabilmekten muzdarip, uykumdan ve kendime kalan zamandan calip islerimi halletmeye calisiyordum, sen ise "o" seni uyandirdiginda gozlerinde isilti ile ona bakip seviyordun, tipki onun seni sevdigi gibi. kendi icinde kalabaligi yasamayi basaran herkesin yasamin icerisindeki yalnizlik ile yuzlesmesi kadar gariptir iki yalnizin bir yalnizligi paylasirken bir ucuncuyu varetmesi.. sana seni sevdigini soyluyordu "o", senin ona soyledigin gibi, birbirinize sevgi cumleleri ile sesleniyordunuz sanki yaninizda ben yokmuscasina, orada oldugumu bilmemeniz gerekiyordu. bilmiyordunuz..
"o"nun sana verdigi onem arttikca sen de onun yerini saglamlastiriyordun hayatinda, artik bir hayatiniz vardi, ortak, bir arada. ilerliyordunuz. zaman zaman tartismalariniz, icten ice degisimleriniz, ozlemleriniz, hasretleriniz ve sevginiz ile. ben hem "o"nun hem senin sorumlulugun ile, kendi kaygilarim ile cebellesiyordum, ikinizin de umurunda degildim, olamazdim da. bilmiyordunuz bile varoldugumu. islerim vardi, seyahatlerim.. "o"nun sorumluluklari ile seyahatlerim cakistiginda baskalarini gorevlendiriyordum, "o"nun yuzunden "bu" ve "su"lar yaratip ayri yerlere gonderiyordum "ben"i temsil etmeleri icin.. gittikce karisiyordu ve kalabaliklasiyordu "benim" hayatim, "o"nun ve senin duzene giren, duzelen hayatlariniza karsilik..
varedilen her yasamin sorumlulugu yaraticisina aittir.. "o"nun sorumlulugu, mutsuzluklarinin duzeltilmesi, sorunlarinin giderilmesi, sana dair kaygilarinin ortadan kaldirilmasi.. "o"na dair negatif ne varsa yuku omuzlarimda idi.. pozitif olanlari ise bencilce kendine sakliyordu, onlar iyiydi.. sen mukemmeldin "o"nun icin, o ogrenmeye ve mukemmel olmaya calisiyordu, cabaliyordu.
bir gun sen gitmeye karar verdin onun yasamindan, "o" hic bir zaman senden vazgecemeyecekken, sadece senin icin varolmusken gitmeye karar verdin. ikiniz de kirilgandiniz, "o" yasamayi ogrenmisti, seni ogreniyordu daha, sen ise "o"nu ve onunla yasami. kirdin, kirildi, kirdi, kirildin.. bitti.
bittigi gun seni sevmekten vazgecmemisti.. cabaladi, dogruldu, tekrar denedi.. seninle varolmustu, sansi yoktu cok fazla. oldu.. gozlerini yumdu hayata, bir tek ben vardim cenazesinde. baska bir yakini yoktu, en yakininin ise varoldugunu bile bilmiyordu. tum yasanmisliklari bana miras kalmisti, kederleri, huzunleri, mutluluklari, huzurlariyla, tum anilari bana aktarildi.. acisi ve tatlisi ile. uzerine bir parca toprak serpip mezarina bir siyah gul biraktim "o"nun.. sen bile gelmedin. arkana baktin bir sure, sonra bakmamayi secerek hayatina devam ettin. hic bir sey olmamiscasina.
islerim vardi, yapmam gereken, biriken bir suru sey. sehrimden, ulkemden uzaklasmam gerekiyordu, "o"nu defnettikten sonra tekrar dustum yollara. uzun zaman gecti aradan, tekrardan mezarina ugradim "o"nun, mezar tasinda bir senin adin, bir de goz yasi figuru vardi, ona yasam veren tanricasi olarak seni tanrisallastirmisti kendi anitinda, olurken bile seni ifade etmekti endisesi. etmistide. bir siyah gul daha biraktim, yanar tas daginin eteginde onun mezari basinda oturmus dusunuyordum... o gunu sana bayram ilan ettim, yarattigini yoketme yetinden oturu, bir yasami bitirisinden, tipki can verebildigin gibi alabildiginden oturu..
tekrar sehrime donmek istiyorum, kulaklarimda bir tini ile belki, agzimda sigaram, kendi kaygilarim, kendi islerim ve anlatmakla yukumlu olmadigim hayatim ile. kendi gecmisimden sorumlu, kendi gelecegime kaygili. kimsenin soru sormayacagi yasanmisliklarim ile basbasa, huzurlu.
yoldayim simdi tekrardan, "o"nun yasaminda basardigi kesin donusu bile yapamayacak kadar fazla hayat var uzerimde, anlasilmasi gereken hayatlar, cozulmesi gereken sorunlar var.. bu sefer tek gidiyorum, donmeyi basarirsam yine tek gelmek uzere.
0 comments:
Post a Comment