senin ile baslayacak gunlerim varmis eskiden, dedim.
"eyvah" demesine bile firsat vermedim bu sefer..
senin ile biten gunlerin sabahi varmis eskiden,
senin ile baslayan gunlerin ise sensizligi.
sensiz gunlerim oldu sessiz, sessiz gunlerim ise sana dairdi, dedim hizlica.
"neden o zaman" diyebildi kendince, anlam veremez masumlugu ile bakti.
en sevdigim seydi belki de masumlugu, anlam veremediginde bundandi belki de hircinligi.
hircinligin masumlugundandir diye dusunuyorum, masumlugun ise safligindan, diyebildim. (kisik sesle..)
her seni uyurken izledigimde masumlugunu hatirlayip,
uyandiginda safligini gorecegimi dusunup,
kizdiginda hircinlasacagini hatirlayisim bundadir belkide..(diyemedim ama dusundum..)
hatirlar misin? diyebildim konusmanin en can almaya uzak, en namusait noktasinda.
"n'lur dusuncelerini kontrol etmeyi ogren artik.. senin dusunce hizinda, agzindan cikmayan cumlelere cevap vermek cok yoruyor beni", dedi. sitemkar.
isyanin inkarin ise eger dusundugum seylere dair, sitemin tacizdir beni dinlemeyisine, dedim.
bakti yuzume sadece.. gozlerinde bir damla yas vardi artik.
"biliyorum" diyerek kesti.
biliyorsun da niye benden kurtulmaya calisiyorsun o zaman? dedim o gun, az once.
gozlerinde yaslar vardi.
basini omzuma yaslamak istedim. "eger aglayacaksan da benim yanimda.." unutma.. diyebildim..
gozlerimi ovusturdum, ne o vardi, ne ben. fonda bir muzik vardi sadece.
bulutlar geciyordu.. haber var mi diye baktim.. sarkinin sozlerine takildi aklim. "burusuyor hala gelmeyen mektubun avucumda" diyordu.
"bu da benim kafamda!" diyebildim.
votka ictim uzun bir aradan sonra, yudumluyorken dunu, muzu soydum yarinlara inat.
yedim.